Kazanırken Kaybetmek-Sinan Genç (22.03.2015)

Maç bitmiş Düzyurtspor'u yenen Göztepeli futbolcular doğru soyunma odasına depar atıyorlar... Gören de sanır ki sanki ölüye can yetiştiriyorlar... Oysa 5 dakika durup tribüne gitseler, 'Göz-Göz' çekseler, bitecek. Ama nerede? Sahada bir kaç iyi adam (futbolcu) gerisi volta... Taraftar bağırıyor, 'herkes gelsin..." ama soyunma odalarından tık yok... Önce kaptan Ertuğrul'a bağırıyorlar takımı getirsin diye, sonra Halil'i yolluyorlar, yetmiyor malzemeciyi gönderiyorlar ama ne gelen var ne de giden... Kimseyi takmıyorlar, üç bin taraftarı da... O sıralar taraftar orada isyan ederken Göztepe'nin efendileri duşun altında köpük partisi yapıyorlar... Sonra sahada kalan bir kaç oyuncu bakıyor kimse gelmiyor, onlar da gidiyorlar başları önde. Taraftar kahroluyor, doğal olarak... Peki maksatları ne tribündeki bu adamların? Galibiyeti kutlamak, şampiyonluğa koşan takımlarına moral vermek, 'yanınızdayız', 'biz bir aileyiz' mesajı vermek. Peki karşı taraf nerede, çıt yok. Sonuçta kimse getiremiyor tribüne, kaçan o oyuncuları... Ve ne Metin Diyadin'den ses var, ne Bülent Ataman'dan, ne de yöneticilerden... Peki Metin hoca, Bülent hoca sizin olduğunuz bir yerde bunlar nasıl oluyor? Siz değil miydiniz bir zamanlar o tribünlerin sevgilisi, adına şarkılar beslenen Metin Diyadin'i, Eşkiya Bülent'i... Ne oldu da, ne değişti?

Hani derler ya şampiyonluklar detaylarda gizlidir diye. Eğer bir takım rakibini yeniyorsa, şampiyonluk yarışında liderle farkı 2'ye indiriyorsa ama futbolcusu taraftarından kaçıyor, o taraftar da stadı başı önde terkediyorsa diyecek bir şey bulamıyorum. Bunun adına profesyonellik diyorsanız batsın sizin profesyonelliğiniz. Bir lafta taraftarlara. Unutmayın arkadaşlar bu takım sadece Halil ve Timur'dan oluşmuyor... Bu işin sırrı sevgiyse sevgiyi herkesle paylaşacaksın, Ümit'i de, Oğuzhan'ı da, İsa'yı da kısacası Göztepe forması giyen herkesi seveceksin...

Ne yazalım şimdi Düzyurt maçına dair. Kurulan mı, yoksa kurulamayan takımdan mı, oynayandan mı, oynatılmayandan mı, yoksa laubali oyundan mı, 5. kez kaçırılan penaltıdan mı? Yoksa, bas bas bağıran, 'biz takım olamadık' feryadından mı? Duyan var mı; var. Ama anlayana. Yazacak çok şey var ama zamanı değil, bırakın o da biz de kalsın. 

Son olarak;

"Kazanan her zaman haklı" değildir veya kazanmak her şey demek değildir. Önemli olan kazanırken neleri kaybettiklerindir. Değil mi Metin hoca, Bülent hoca ve soyunma odasındaki voltacılar...

Unutmayın şampiyonluk sevgiyle yaşanırsa güzeldir...

Sinan GENÇ

22.03.2015