İnadına Göztepe (Yiğiter Uluğ)

İnadına Göztepe

Yiğiter Uluğ

04/03/2002

Göztepe Teknik Direktörü Ümit Kayıhan, Lucescu'nun Liverpool'da Galatasaray'a, özellikle ikinci yarıda oynattığına çok benzer bir oyunla çıkmıştı sahaya. Servet Arif'le, Emre de Radu Niculescu'yla adam adama oynarken, en geride Erkan'ın toparladığı defans ve orta alan birbirine olabildiğince yakın oynuyor, bu kalabalık Hasan ve Berkant'a basarak, forveti beslemesi beklenen bu isimleri rahatsız ediyordu. Göztepe bir de rakip kaleye ilk gidişinde, Tayfun'un ayağından güzel bir gol bulunca iyiden iyiye kapandı. 8. dakikadaki bu gol Tayfun'un orta saha çizgisini ilk geçişiydi aslında. 
4-4-2 dizilişinde Ergün'ü en arkadaki dörtlünün soluna çeken Galatasaray, orta sahada top yapacak, adam eksiltecek bir görüntüden çok uzaktı ilk 45 dakika boyunca. Öyle ki ilk tehlikeyi 34. dakikada Berkant'la yaratabildiler, heyecandan bütün gece uyumadığı söylenen genç kaleci Bora'nın kalesinde. Berkant'ın 38'deki şutu ise direkten dışarı gitti. 
İlk yarı biterken Hasan Şaş'ın başrolü oynadığı bir pozisyon Galatasaray'a gol getirmedi ama aklını başına getirebilecek fırsatlar sundu. Hasan 3 Göztepeliyi çalımlarla geçerken, adam markajı yapmakla görevli olanlar Hasan'a müdahele etmekle adamlarını tutmak arasında kararsız kalıp, birer iskambil kağıdı gibi devrildiler. Ama Galatasaraylı oyuncunun son vuruşu çok kötüydü. 
Lucescu'nun öğrencileri anlattığım bu pozisyonun bir ders olduğunu ıskaladılar. Rumen teknik adam da 60. dakikada sahanın en çok şut çeken oyuncusu Berkant'ı çıkarıp, Göztepe'nin defans duvarını delme konusunda çok ciddi bir hata yaptı. Rakip ceza alanında kalabalık etmekten başka işe yaramayan Niculescu'yu oyunda tutması, daha sonra Victoria'yı oyuna sürüp Ergün'ü orta alana kaydırmasıyla bile telafi edilemeyecek bir büyük yanlıştı. 
Göztepe tıpkı ilk golde olduğu gibi sağ kanadından Göksel'i çok güzel kaçırarak Mustafa'yla farkı ikiye çıkardı 74'te. Ve 'İnadına Göztepe' pankartıyla maçın başından beri çılgınca takımlarını destekleyen yaklaşık 48 bin taraftarına belki de hiç ummadıkları bir armağan verdi. Türkiye'nin hiçbir yerinde evsahibi takım İstanbul'un üç büyük takımına 10'e 1'lik bir seyirci üstünlüğü kuramaz Göztepe dışında. 
Bu neyin inadıydı anlayamadık. 'İlk yarıda İstanbul'un Üç Büyükler'i ile yaptığı üç maçta toplam 15 gol yiyen bir takımın inadı herhalde' diye yorumladık. Gerçek şu ki Göztepe'nin inadı ligin zirvesine ve gelecek hafta Sami Yen'de oynanacak derbiye bambaşka bir heyecan getirdi.